->
Hey Sen !!!
Gündemi takip ediyorsan, soyleyeceklerim var diyorsan, bu sitede yazabilirsin. Ne mi yazacaksin. Ne istersen... Diziler, oyuncular, pop muzik, guruplar, .... ne istersen. . Haydi durma... Asagidaki email adresine basvurunu gonder. .
Dünya, ülke, şehir, mahalle, okul. SINIFYa da tam tersten okuyalım. Sınıftan dünyaya… Çocuk gençlerimizden etrafımızdaki dünyaya…
Kendi içlerinde bir dünya olan mahalleler var, hemen yanıbaşımızda, etrafımızda. O mahalle-dünyalar, içinde yaşadığımız dünyanın tüm zorluğunu, şiddetini, terini, kanını barındırıyor. O mahalle-dünyaların dışına çıkmak zordur, hele bir çıktın mı, tekrar içine girmek daha zordur. Orada çocuklar okullarına giderken, bir taraftan bu dünyanın içinde hayatta kalabilmenin yollarını ararlar. Bir şeye ait olmak zorundalar. Tutundukları, ait olduklari şeyin bir parçası olacaklar. Neye özeniyorlarsa, ona dönüşecekler.
İstanbul. Karadere Lisesi. Bu mahalle-dünyanın bir kesidi. Bu hayat sınavından sadece gencecik çocuklarımız geçmiyor. Bu defa, bu kan lekeli, kırık tahtalı sınıfta, eski sıralarda, ev kadınımızdan, esnaf kocamıza, lise öğrencisinden, öğretmenine, bu dünyayı oluşturan, şekillendiren ve ona tabii olan hepimiz oturuyoruz. Hepimiz aynı sınıftayız. Hepimiz aynı dersi okuyoruz. Sınıfı geçmekten daha önemli bir gayemiz var, hepimizin.
BU OKULÂ HAYATI VE YAÅžAMÂ SAVAÅžIÂ YAKINDA SHOWTV DE BAÅžLIYOR!
Sezgi Mengi
Pera Güzel Sanatlar Lisesini bitirdi.Daha sonra da Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü’nü okudu. Åžahika Tekand’ın Studio Oyuncuları tiyatrosunda eÄŸitim almış.Rıza KocaoÄŸlu ;Dokuz Eylül Üniversitesi’nin oyunculuk bölümünden mezun.
Ezgi Mola :
Müjdat Gezen mezunu. Hırsız Polis,Senden Başka, Görünmez Adam Hayatımın Kadınısın gibi yapımlarda dikkatimi çekmiş başarılı bir oyuncudur.
Serkan Altunorak;
Hacettepe tiyatro bölümü mezunu. Mimar Sinan Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış ya da yapıyormuÅŸ.
Mine Tugay
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı bölümü mezunudur.Gönül Yarası ve benden baba olmaz’ın vazgeçilmezlerindendir kendisi…
Civan Canova:
Kaktus cicegi ‘nde takdirimi kazanmış bir tiyatro sanatçısıdır.Yani uzun lafın kısası ”oduncu deÄŸil oyuncuların” yer aldığı bir yapım eÄŸer konu itibariyle de dikkatimi çekerse ve izlediÄŸim bir diziyle çakışmazsa izlemekten zevk alacağım sindire sindire izleyebileceÄŸim bir yapım…
Karadere mahallesinin serseriliÄŸiyle ün yapmış asi gençlerinden Umut ( Serkan Altunorak ), sebep olduÄŸu bir olay sonucu mahalleyi terk edip Tunceli’ de öğretmenlik yapmaya baÅŸlamıştır. Ta ki kardeÅŸi Kaya’nın ( Sezgi Mengi ) bir sınıf arkadaşı tarafından vurulduÄŸunu öğrenene dek.Haberi alan Umut mahalleye geri döner. Aradan altı yıl geçmiÅŸ, mahallede çok ÅŸey deÄŸiÅŸmiÅŸtir. Geride bıraktığı insanlar, özelliklede aşık olduÄŸu kadın Özlem (Mine Tugay ), onu karşısında görünce hiç de Umut’un beklediÄŸi gibi tepki vermez.KardeÅŸi yoÄŸun bakım ünitesinde ölüm kalım mücadelesi verirken Umut da kardeÅŸini vuran çocuÄŸun, Tarık ‘ın peÅŸine düşmüştür. Bu takip sırasında, Kaya’nın vurulmasında Åžeref ve adamlarının parmağı olduÄŸunu anlar. Bu nedenle de altı sene önce can dostu, bugünse düşmanı olan adamla yüzleÅŸmek zorunda kalır.Peki bu yüzleÅŸme Umut ‘ a nelere mal olacak? YoÄŸun bakımdaki kardeÅŸi Kaya, hayatta kalmayı baÅŸarabilecek mi? Umut Tarık ‘ın yeni yerini öğrenebilecek mi? Karadere Lisesi’nin üzerinde dolaÅŸan kara bulutlar, Umut’un kalbindeki tek bir soruyu gölgeliyor aslında;AFFETMEK Mİ? İNTİKAM MI…???
İstanbul….Karadere….Karadere Lisesi….
Bu mahalle gerçek dünyanın bir kesidi. Bu mahalledekilerle hepimiz aynı sınıftayız. Hepimiz aynı dersi okuyoruz. Sınıfı geçmekten daha önemli bir gayesi var hepimizin. Sevdiklerimizle, yaÅŸama onurumuzla, baÅŸarma arzumuzla, aydınlık tarafta kalmak: Hayatta kalmak…Bu mahalledeki kahramanlar, pek çok anlamda sıradan insanlar. Kendi sorunları, önyargıları, hayat sıkıntıları, hataları var. Öğretmen onlar. Bu okulda bir kavga var. Gerçek hayatta her okulda olduÄŸu gibi. Bu kavga okulun içinde, okula giderken, okuldan dönerken durmadan devam ediyor. Bu kavganın tabi ki kahramanları var, tutunmaya çalışan küçük insanlar. İçlerinden sadece bir avucu tutanabiliyor. O kavgada hem kendilerini kaybetmemeye hemde çocuklara yardım etmeye çalışan beÅŸ on tane insan bu mahallede bir araya geldi. Aralarından bir tanesi; bir aÄŸabey, bir öğretmen ve bir sevgili Umut… O bir kahramanın özeliklerini daha çok taşıyor. Bu hikaye bir okulun, öğrencilerin ve onları ÅŸekillendiren dünyanın hikayesi ise, içinde kalbimizi ısıtacak, bize ÅŸimdiye kadar yapılmamış ÅŸeylerin yapılamaz olmadıklarına inandıracak da bir kahramanı var.Bu hikayenin, bu mahallenin, nihayetinde bu kavganın kötüleri de var. Åžeref, Sarp ve adamları ve bir ÅŸekilde kendilerine çekmeyi baÅŸardıkları öğrenciler hatta öğretmenler var. Neyse ki onlara karşı duran tek savaÅŸcı Umut deÄŸil, BaÅŸka öğretmenler, öğrenciler ve baÅŸka mahalleliler de var. Karanlık ve aydınlığın bir liseyi mesken tuttuÄŸu bu karşılaÅŸmada, taraflar üstün gelmek için herÅŸeyleriyle savaşıyorlar.Bütün bunlara tanık olurken unutmamamız gereken bir ÅŸey daha var; Karadere de hayat devam ediyor. Topal Süleyman’ın futbol sahası doluyor ve boÅŸalıyor, mahalle kahvesi hergün yeni dedikodulara çalkalanıyor. Okulda her yeni gün, yeni bir olay anlamına geliyor; bazen bu kazanılmış küçük bir zafer demek, bazen de büyük bir maÄŸlubiyet…Mahallede arkadaÅŸlıklar kuruluyor, parçalanıyor; aÅŸklar baÅŸlıyor, bitiyor; insanlar yaşıyor, ölüyor. Öğrencileriyle, öğretmenleriyle, anne-babalarıyla, sevgilileriyle, kısacası bizim gibi insanlarıyla Karadere nefes alıyor…
